EŞİK: Rojava’da hedef kadın devrimi

Platform, başta BM Güvenlik Konseyi üyeleri olmak üzere, silah ticareti yapan ve çatışmalara doğrudan ya da dolaylı destek veren hükümetlerin savaş suçları ve insani krizlerden sorumlu olduğunu vurguladı.

Kadın Platformu: Suriye’deki Sivillere Yönelik Saldırılar İnsanlık Dışı!

Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), Suriye’de sivillere yönelik gerçekleşen saldırıları kınayarak, kadınların ve çocukların savaşın en büyük acılarını çektiğini dile getirdi. Özellikle Rojava’ya yapılan saldırıların kadın özgürlüğü temelli eşitlikçi bir toplum modelini hedef aldığını belirten platform, uluslararası kurumları acil bir şekilde harekete geçmeye davet etti.

EŞİK, 22 Ocak 2026 tarihinde yayınladığı açıklamada, Suriye’deki sivil, kadın ve çocuklara yönelik gerçekleşen katliamları büyük bir öfke ve endişeyle takip ettiklerini belirtti. Açıklamada, ataerkil, militarist ve emperyalist güçlerin yarattığı savaşın en ağır sonuçlarının kadınlar ve yoksul halklar tarafından yaşandığı vurgulandı.

Platform, 6 Mart 2025’ten beri IŞİD ve HTŞ bağlantılı militanlar tarafından özellikle Halep ve Lazkiye’de Alevilere yönelik gerçekleşen katliamların devam ettiğini, binlerce kişinin hayatını kaybettiğini, birçok Alevi kadının kaçırılarak cinsel şiddete maruz kaldığını bildirdi. Ayrıca Dürzi ve Hristiyanlara yapılan saldırıların ülkedeki güvensizlik ortamını artırdığı belirtildi.

Rojavaya Yapılan Saldırılar Hedefi Kadın Devrimi

Açıklamada, son saldırıların Rojava’da yaşayan sivillere yönelik olduğu ve IŞİD, HTŞ ve rejim güçlerinin doğrudan sivilleri hedef aldığı belirtildi. Bu saldırıların en büyük bedelini yine kadınlar ve çocukların ödediği vurgulanırken, binlerce insanın yerinden edildiği ifade edildi.

EŞİK, Rojava’ya yapılan saldırıların tesadüfi olmadığının altını çizerek şu ifadeleri kullandı: “Rojava, kadınların eşit temsille söz sahibi olduğu, erkek egemenliğine karşı alternatif bir yaşam biçiminin inşa edildiği bir kadın devrimidir. Hedef alınan yalnızca siviller değil, kadın özgürlüğü temelli eşitlikçi ve laik bir toplumsal gelecektir.”

Açıklamada, IŞİD’in kadınlara karşı sistematik şiddetine dikkat çekilerek, Ezidi kadınlarının köle pazarlarında satıldığı, Kürt kadın direnişçilere yapılan saldırıların kadın bedenleri üzerinden bir güç gösterisine dönüştürüldüğü belirtildi.

Savaşın Temeli Erkek Şiddeti

EŞİK, savaşın aslında bir tür erkek şiddeti olduğunu vurgulayarak, kalıcı barışın sadece kadınların söz sahibi olduğu süreçlerle mümkün olabileceği üzerinde durdu. Açıklamada Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 1325 sayılı kararına atıfta bulunularak, kadınların silahlı çatışmalarda korunması ve barış süreçlerine aktif katılımının hayati önem taşıdığı hatırlatıldı.

Platform, özellikle BM Güvenlik Konseyi üyeleri olmak üzere, silah ticareti yapan ve çatışmalara dolaylı ya da doğrudan destek veren hükümetlerin savaş suçları ve insani krizlerden sorumlu olduğunu vurguladı.

Uluslararası Kurumlara Çağrı

EŞİK, sivillere, özellikle kadınlara ve çocuklara yönelik saldırıların uluslararası insancıl hukukun ciddi bir ihlali olduğunu belirterek, Birleşmiş Milletler, CEDAW Komitesi ve uluslararası insan hakları mekanizmalarını Suriye’deki savaş suçlarına karşı hemen harekete geçmeye çağırdı. Açıklamada, Kürt, Alevi, Dürzi, Ezidi ve Hristiyan azınlıklara karşı yapılan saldırılara karşı kadın dayanışmasının sınırları aşan bir mücadele olarak büyüyeceği vurgulandı.

EŞİK, “Savaşa, silaha, milliyetçiliğe, ırkçılığa, cinsiyetçiliğe ve militarizme karşı kadınların ortak mücadelesi sürecek. Savaşsız ve şiddetsiz bir yaşam hakkımızdan asla vazgeçmeyeceğiz” dedi.

(EMK)