5 Haziran 2026 – ABD ile Küba arasındaki siyasi gerilim, Başkan Donald Trump’ın son açıklamaları ve Washington yönetiminin uygulamaya koyduğu yeni yaptırımlarla yeniden tırmanışa geçti. Trump, Beyaz Saray’da gazetecilere yaptığı açıklamada, Küba’daki mevcut yönetimin ciddi bir krizin içinde olduğunu ifade ederek, adadaki halkın ABD’den yardım beklediğini öne sürdü.
ABD Başkanı, İran meselesinin ardından Küba’ya odaklanacaklarını vurgulayarak, “İran’la işimizi bitirir bitirmez Küba’ya yöneleceğiz” şeklinde dikkat çekici ifadeler kullandı. Trump, Küba’nın ekonomik ve siyasi açıdan zor bir dönemden geçtiğini belirterek, Havana yönetiminin ayakta kalmada güçlük çektiğini iddia etti.
Trump’ın bu açıklamaları, Washington’un Küba’ya yönelik politikalarına dair yeni tartışmaları da beraberinde getirdi. Açıklamaların ardından ABD Hazine Bakanlığı, Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel ve diğer üst düzey isimlere yönelik yeni yaptırımların uygulanacağını duyurdu. Yaptırım listesinde Diaz-Canel’in eşi, üvey oğlu ve eski Devlet Başkanı Raul Castro’nun ailesine mensup bazı kişiler de yer aldı. Ayrıca, Küba Savunma Bakanlığı ve bazı diğer kurumlar da yaptırım kapsamına alındı.
Bu kapsamda, yaptırım listesinde bulunan kişi ve kurumların ABD’deki mal varlıklarının dondurulacağı bildirildi. Trump yönetimi, yılın başında Küba’ya petrol sağlayan ülkelerden gelen ürünler için ek gümrük vergileri uygulanmasına yönelik bir kararname de çıkarmıştı. Beyaz Saray, bu adımların ABD’nin ulusal güvenliği ve dış politika çıkarlarını koruma amacı taşıdığını savundu.
Küba yönetimi ise Washington’un politikalarına sert bir yanıt vererek, Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, ABD’nin ülkesine karşı baskıyı artırdığını ve olası bir askeri müdahaleyi meşrulaştırmaya çalıştığını öne sürdü. Diaz-Canel, bu tür bir senaryonun yalnızca Küba’yı değil, bölgeyi de istikrarsızlığa sürükleyebileceği konusunda uyarıda bulundu. Son gelişmeler, uzun yıllardır dalgalanan ABD-Küba ilişkilerinde yeni bir gerilim döneminin başlayabileceği sinyallerini veriyor.
