Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat Terzi, “Beyin sağlığı sadece bir güne sığdırılacak bir durum değil. Düzenli uyku, düzenli beslenme alışkanlığı ve düzenli fiziksel aktivitelerle bunu sadece bir güne değil, her güne yaymamız lazım. Her güne yaymış olduğumuz programı da daha anne karnından, bebeklikten başlatmamız lazım ki sağlıklı beyinlerle sağlıklı gelecekleri ortaya koyalım.” dedi.
Beyin sağlığını olumsuz etkileyen pek çok risk faktörü bulunduğuna dikkati çeken Terzi, “Bunların başında çevre kirliliği, elektromanyetik alan, tuz ve sigara tüketimi, obezite ve yanlış beslenme alışkanlıkları geliyor. Bununla beraber genetik risk faktörlerimiz var. Anneden, babadan ya da kuşaklardan gelen Alzheimer, MS, Parkinson gibi bir hastalık varsa bu da nörolojik hastalık riskini artırıyor.” diye konuştu.
Beyin sağlığının anne karnında başladığına işaret eden Terzi, şöyle devam etti:
“Ne kadar iyi bir beynimiz varsa, gelecek beyinlerimiz ve geleceğimiz o kadar iyi olacaktır. O nedenle özellikle çevresel faktörleri ve günlük yaşam aktivitelerini önemsiyoruz. Diyoruz ki daha iyi beslenin. Akdeniz tipi mutfak alışkanlığınız olsun, tuzsuz, yağsız, sebze ve meyve ağırlıklı beslenmeyi önemsiyoruz. Tuz tüketimini azaltmak, sigara ve alkol gibi beyin sağlığını olumsuz etkileyecek unsurlardan uzak durmak, özellikle gün içinde daha az ekran maruziyeti, en azından kapalı ortamlarda, akşam evimizde uyurken Wi-Fi, telefon gibi bu elektromanyetik alanlardan uzak durmak beyin sağlığı açısından önemli. Anne karnından itibaren bunlara dikkat etmek, bebek dünyaya geldikten sonra bunu önemseyerek devam ettirmek lazım.”
Terzi, fiziksel aktivitenin de beyin sağlığı için oldukça faydalı olduğunu dile getirerek, “Haftada en az 2-3 gün yürüyüş ve egzersiz yapmak, kilo almamak, obeziteden uzak durmaya çalışmak çok önemli. Bu, beyin damar tıkanıklıkları, beyin kanamaları gibi risk faktörlerinin azaltılması açısından oldukça önemli. Tansiyon, diyabet gibi kontrol altına alınması gereken risk faktörlerimiz var. Bunlar beyin sağlığı açısından zararlı. O nedenle nörolojik hastalık dışında başka bir hastalığımız varsa bunların da kontrol altına alınması lazım.” diye konuştu.
“BEYİN SAĞLIĞI, DİĞER ORGANLARIMIZ İÇİN DE GEREKLİ”
Yaşlı nüfusun her geçen gün arttığını, yaşlanan nüfus arttıkça bazı nörolojik hastalıkların daha fazla görüldüğünü belirten Terzi, “Özellikle demans, Alzheimer, Parkinson, MS gibi biraz daha orta ve ileri yaş grubunda görülen hastalıklar hem zihinsel hem bilişsel hem de fiziksel olarak engellilik nedeni oluyor. Toplumun ne kadar farkındalığını artırabilirsek, o kadar daha beyin sağlığıyla ilgili koruyucu tedavilerimizi ön plana çıkartabiliriz. Beynimiz hasta olduktan sonra o hastalıklara yönelik beyni korumak lazım. Onun için hangi ilaç gerekiyorsa, fiziksel aktiviteler, fizyoterapi programları ve diyet önerilerimizi hastalarımıza vererek o nörolojik hastalıkla olan birlikteliklerini en iyi şekilde yürütmelerini sağlıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Terzi, 22 Temmuz Dünya Beyin Günü’nün farkındalık oluşturmak anlamında önemli bir gün olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:
“Beyin sağlığı sadece bir güne sığdırılacak bir durum değil. Düzenli uyku, düzenli beslenme alışkanlığı ve düzenli fiziksel aktivitelerle bunu sadece bir güne değil, her güne yaymamız lazım. Her güne yaymış olduğumuz programı da daha anne karnından, bebeklikten başlatmamız lazım ki sağlıklı beyinlerle sağlıklı gelecekleri ortaya koyalım. Onun için diyoruz ki beyin sağlığınızı önemsiyoruz. Beyin sağlığı oldukça önemli. Beyin sağlığı, diğer organlarımız için de gerekli. Onun için hastalarımız için vereceğimiz en doğru mesaj bu. Beynimize iyi bakalım. Bununla ilgili herhangi bir problem hissediyorsak, baş ağrısı, nöbet, yürüme güçlüğü, görme kaybı gibi şikayetler var ise nöroloji kliniklerine mutlaka gidilmelidir.”
